Diyaliz salonunda bazen aynı soyadını taşıyan hastalarla karşılaşırız. Anne yıllar önce bizim hastamızdı, şimdi oğlu geliyor. Bu tablonun en sık sebeplerinden biri polikistik böbrek hastalığıdır. Bu yazı hem hastalar hem de aileleri için.
Polikistik böbrek nedir?
Böbreklerde zamanla içi sıvı dolu çok sayıda kesecik, yani kist oluşur. Kistler yıllar içinde büyür, çoğalır ve sağlam böbrek dokusunun yerini alır. Böbrekler normalden çok daha büyük hale gelebilir. Süzme işi yavaş yavaş azalır.
Basit böbrek kistiyle karıştırılmamalı. Yaş ilerledikçe birçok insanda bir iki tane basit kist görülür ve çoğu zaman zararsızdır. Polikistik hastalıkta ise iki böbrekte de çok sayıda kist vardır ve bu kalıtsaldır.
Nasıl geçer?
En sık görülen tipi baskın kalıtımla geçer. Anne ya da babadan biri hastaysa her çocuğun bu geni alma ihtimali yüzde 50'dir. Kız ya da erkek fark etmez. Geni almayan çocuk hastalığı kendi çocuklarına geçirmez. Yaklaşık her birkaç yüz kişiden birinde görülür, yani nadir bir hastalık değildir.
Hangi belirtilerle ortaya çıkar?
Uzun yıllar sessiz seyredebilir. Çoğu hastada ilk işaret genç yaşta başlayan yüksek tansiyondur. Bunun dışında böğür ve bel ağrısı, idrarda kan, sık idrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı ve karında şişkinlik hissi görülebilir. Bazı hastalarda karaciğerde de kistler olur, bunlar genellikle böbrek işlevini etkilemez.
Bir de az bilinen bir risk var: bazı ailelerde beyin damarlarında balon şeklinde genişleme, yani anevrizma daha sık görülür. Ailenizde beyin kanaması ya da anevrizma öyküsü varsa bunu mutlaka hekiminize söyleyin, gerekirse tarama yapılır.
Aile bireyleri ne zaman taranmalı?
Anne, baba, kardeş ya da çocuklardan birinde polikistik böbrek varsa, erişkin aile bireylerinin taranması en doğru adımdır. En basit ve zararsız yöntem böbrek ultrasonudur. Yaşa göre değerlendirilir: gençlerde kistler henüz küçük olabileceği için tek bir temiz ultrason her zaman hastalığı dışlamaz. Gerekirse ileri görüntüleme ya da genetik test yapılır.
Çocuklarda rutin tarama genellikle önerilmez, ama tansiyonlarının düzenli ölçülmesi gerekir.
Bir konu daha: aile içinden böbrek nakli düşünülüyorsa, böbrek bağışlamak isteyen akrabanın polikistik hastalık açısından mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Hastalığı yavaşlatabilir miyiz?
Evet, bugün eskisinden çok daha fazlasını yapabiliyoruz.
Tansiyon en önemli silahtır. Polikistik hastalıkta tansiyonu sıkı kontrol etmek böbreği korur. Tansiyonun böbrekle ilişkisini ayrı bir yazıda anlatmıştım.
Bol su içmek, tuzu azaltmak ve sağlıklı kiloda kalmak önerilir. Sıvı kısıtlaması gereken diyaliz hastaları için bu öneri geçerli değildir, o ayrı bir durum.
Hızlı ilerleyen hastalarda kist büyümesini yavaşlatan tolvaptan adlı bir ilaç kullanılabiliyor. Herkes için değil; çok susatır, sık idrara çıkarır ve karaciğer tahlilleriyle yakından izlenmesi gerekir. Uygun olup olmadığına nefroloji uzmanı karar verir.
Ağrı kesicilerde dikkatli olun. NSAİİ grubu ağrı kesiciler böbreği yorar. Ağrı Kesiciler ve Böbrek yazısında bunu ayrıntısıyla anlattım.
Böbrekleri çok büyümüş hastalar, karna darbe alınabilecek temaslı sporlardan kaçınmalıdır.
Beklemeden hekime gidin
İdrarda gözle görülür kan, ateşle birlikte böğür ağrısı, birden başlayan çok şiddetli baş ağrısı varsa beklemeyin.
Polikistik böbrek bir aile hikâyesidir, ama sonu yazılmış bir hikâye değildir. Erken tanı, iyi tansiyon kontrolü ve düzenli takip ile birçok hasta diyaliz gününü yıllarca ertelemeyi başarıyor. Sen önemlisin.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tarama ve tedavi kararları için hekiminize danışın.
