Türkiye'de 25 binden fazla insan böbrek nakli bekliyor. Dünyada bu sayı yüz binlerle ifade ediliyor. Bağışlanan organ ne kadar artarsa artsın, ihtiyacın yanına bile yaklaşamıyor. Bilim insanları bu yüzden yıllardır başka bir kapıyı zorluyor: hayvandan insana organ nakli, yani ksenotransplantasyon. Son iki yılda bu kapı ilk kez gerçekten aralandı.

Neden domuz?

Domuz böbreği boyut ve işlev olarak insan böbreğine oldukça yakındır. Domuzlar hızlı çoğalır ve kontrollü ortamda yetiştirilebilir. Asıl sorun bağışıklık sistemidir. Domuz hücrelerinin yüzeyinde insanda bulunmayan şeker yapıları vardır. Bağışıklık sistemimiz bunları görür görmez saldırır ve organ dakikalar içinde reddedilir.

Çözüm genetik düzenlemeden geldi. Bugün nakledilen domuz böbreklerinde, saldırıyı tetikleyen domuz genleri kapatılıyor ve organı insan vücuduna uyumlu hale getiren insan genleri ekleniyor. Bazı firmaların böbreklerinde onlarca genetik değişiklik var. Domuzların kendi genlerinde saklı eski virüsler de etkisiz hale getiriliyor.

Yaşayan hastalardaki ilk adımlar

2021 ve 2022'de ilk denemeler beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerde, ailelerin izniyle yapıldı. Domuz böbreği bağlandı, idrar üretti, hemen reddedilmedi.

Mart 2024'te ABD'de Massachusetts General Hastanesi'nde Richard Slayman, domuz böbreği nakledilen ilk yaşayan hasta oldu. Yaklaşık iki ay sonra hayatını kaybetti. Hekimleri ölümün böbrekle ilişkili olmadığını açıkladı.

Ardından gelen hastalarla süre giderek uzadı. Ocak 2025'te aynı hastanede 66 yaşındaki Tim Andrews'a domuz böbreği nakledildi. Bu böbrek 271 gün çalıştı ve Andrews bu sürede diyalize hiç girmedi. Sonunda organda ret gelişti ve böbrek çıkarıldı. Ocak 2026'da Andrews'a bir insan böbreği nakledildi ve hemen çalışmaya başladı. Böylece domuz böbreği, ilk kez bir hastayı insan böbreğine ulaşana kadar taşıyan bir köprü oldu.

Her hikâye bu kadar iyi gitmedi. Bazı domuz böbrekleri haftalar ya da aylar içinde reddedildi. Bir hastada dirençli bir idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle bağışıklık baskılayıcı ilaçlar azaltılmak zorunda kalındı ve ardından ret gelişti. Bu da bize asıl zorluğun hâlâ bağışıklık sistemi olduğunu gösteriyor.

Klinik çalışmalar başladı

Artık tek tek "şefkat amaçlı" uygulamalardan resmi klinik çalışmalara geçildi. ABD İlaç Dairesi (FDA) 2025'te iki firmanın çalışmasına izin verdi. Bunlardan birinde ilk aşamada 6 hasta, ileride yaklaşık 50 hasta planlanıyor. İlk nakil Kasım 2025'te New York'ta yapıldı. Diğer çalışma da diyalize bağlı, bekleme listesindeki hastalarla yürütülüyor.

Bu çalışmalar, domuz böbreğinin ilk altı ayda ne kadar güvenli olduğunu ve ne kadar iyi çalıştığını ölçecek. Sonuçlar henüz yok.

Hastaya ne zaman ulaşır?

Dürüst olmak gerekirse, yakın zamanda değil. Bugün bu nakiller sadece ABD'de, birkaç merkezde, çok sıkı seçilmiş hastalarda ve deney aşamasında yapılıyor. Ret hâlâ en büyük sorun, uzun dönem sonuçlar bilinmiyor. Türkiye'de böyle bir uygulama yok.

Ama yön umut verici. Birkaç yıl önce imkânsız denilen şey, bugün bir hastayı dokuz ay diyalizsiz yaşatabildi. Önümüzdeki yıllarda domuz böbreği, en azından bekleme listesinde uzun süre bekleyen hastalar için insan böbreğine bir köprü olabilir.

Bugün yapabileceğimiz en önemli şey

Bilim çalışırken bizim de yapacaklarımız var. Nakil için uygun olan hastanın bekleme listesine bir an önce girmesi, düzenli tahlillerini aksatmaması, kilo ve şeker gibi nakle engel olabilecek konuları kontrol altında tutması hâlâ en gerçekçi yol. Türkiye'de bekleme listesinin nasıl işlediğini ayrı bir yazıda anlatmıştım. Bir de en güçlü çözüm hâlâ insan elinde: organ bağışı.

Kaynaklar: Massachusetts General Brigham ve Harvard Tıp Fakültesi duyuruları (2024-2026). Kidney Xenotransplantation Enters the Clinical Trial Era, PMC derlemesi (2026). National Kidney Foundation güncellemeleri.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Nakil ile ilgili sorularınızı nefroloji ve transplantasyon uzmanınızla konuşun.