Polikliniğe elinde tahlil kâğıdıyla gelen hastaların çoğu aynı yeri gösteriyor: "Hocam, kreatinin yüksek çıkmış, böbreğim mi bitiyor?" Kimi gereksiz yere korkuyor, kimi de gerçekten önemli bir değeri "az yüksekmiş" diye geçiştiriyor. Bu yazıda kâğıttaki üç değeri sade bir dille anlatıyorum: kreatinin, eGFR ve idrarda albümin.

Kreatinin nedir?

Kreatinin, kaslarımızın her gün ürettiği bir atık maddedir. Böbrekler onu kandan süzüp idrarla atar. Böbrek yavaşladıkça kreatinin kanda birikir ve değeri yükselir.

Ama kreatinin tek başına yanıltıcı olabilir, çünkü kas miktarına bağlıdır. Kaslı genç bir erkekte biraz yüksek çıkabilir ve bu normal olabilir. Zayıf, yaşlı bir kadında ise "normal" görünen bir kreatinin, aslında böbreğin epey yavaşladığını gizleyebilir. Tahlilden önceki gün bol et yemek, ağır spor, kreatin takviyesi ve susuz kalmak da değeri geçici olarak yükseltebilir.

eGFR: asıl bakılması gereken sayı

eGFR, böbreklerin dakikada ne kadar kan süzdüğünün tahminidir. Laboratuvar bunu kreatinin, yaş ve cinsiyetten hesaplar. Kabaca böbreğin yüzde kaç çalıştığını gösterir gibi düşünebilirsiniz. Sağlıklı bir gençte 90'ın üzerindedir, yaşla birlikte biraz düşmesi normaldir.

Böbrek hastalığının evreleri eGFR'ye göre belirlenir:

Evre 1: 90 ve üzeri. Süzme normal, ama idrarda albümin gibi başka bir hasar işareti var.

Evre 2: 60 ile 89 arası. Hafif azalma.

Evre 3a: 45 ile 59 arası. Hafif-orta azalma.

Evre 3b: 30 ile 44 arası. Orta-ileri azalma.

Evre 4: 15 ile 29 arası. İleri azalma, diyalize ve nakle hazırlık konuşulmaya başlanır.

Evre 5: 15'in altı. Böbrek yetmezliği.

Önemli bir not: tek bir düşük sonuç böbrek hastalığı demek değildir. Tanı için değerin en az üç ay boyunca düşük kalması gerekir. Bir kez kötü çıkan sonucu tekrar ettirmek, ilk iştir.

Unutulan değer: idrarda albümin

Birçok hastada hiç bakılmayan ama çok değerli bir tahlil var: idrarda albümin, kâğıtta çoğu zaman "albümin/kreatinin oranı" ya da "mikroalbümin" diye yazar. Böbrek süzgeci hasar görünce idrara protein kaçırmaya başlar. Bu kaçak çoğu zaman eGFR düşmeden yıllar önce ortaya çıkar.

Değer 30'un altındaysa normaldir. 30 ile 300 arası orta derecede artış demektir, 300'ün üzeri ise ciddi kaçaktır. Şeker hastalığı ya da yüksek tansiyonu olan herkesin bu tahlili yılda en az bir kez yaptırması gerekir. Diyabetin böbreğe nasıl sessizce geldiğini, diyabet yazısında anlatmıştım.

Böbrek hastalığının ne kadar riskli olduğunu eGFR ve albümin birlikte belirler. eGFR'si 50 olup idrarında kaçak olmayan hasta ile eGFR'si 50 olup ciddi kaçağı olan hasta aynı yolda değildir.

eGFR'm düşük çıktı, ne yapmalıyım?

Önce panik yok. Tahlili tekrarlatın, idrarda albüminle birlikte. Sonra şunlara bakılır: tansiyonunuz, şekeriniz, kullandığınız ilaçlar. Özellikle ağrı kesiciler böbreği sessizce yorar, bunu Ağrı Kesiciler ve Böbrek yazısında anlatmıştım.

Erken evrede yakalanan böbrek hastalığında bugün elimizde çok güçlü imkânlar var. Tansiyonu ve şekeri iyi kontrol etmek, tuzu azaltmak, sigarayı bırakmak ve böbreği koruduğu kanıtlanmış yeni ilaçlar sayesinde hastalığın ilerlemesi ciddi şekilde yavaşlatılabilir. Birçok hasta hayatı boyunca diyalize hiç ihtiyaç duymaz. Bunun yolu, sayıyı erken görmekten geçiyor.

Beklemeden hekime gidin

eGFR'niz 30'un altındaysa, kısa sürede belirgin şekilde düştüyse, idrarınız azaldıysa, ayaklarınızda ve gözkapaklarınızda şişlik, nefes darlığı, bulantı ya da aşırı halsizlik varsa, idrarınız köpüklü ya da kanlıysa bir nefroloji uzmanına gecikmeden görünün.

Tahlil kâğıdı korkutmak için değil, yolu göstermek için var. Sayıyı erken okursak, hikâyenin sonunu biz yazarız. Sen önemlisin.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Tahlil sonuçlarınızı mutlaka hekiminizle birlikte değerlendirin.