Diyaliz uzun bir yolculuktur. Haftada üç gün aynı merkezde, aynı ekiple saatler geçirirsiniz. Bu kadar uzun bir birliktelikte zaman zaman anlaşmazlık çıkması, bir şeyin aksaması ya da kendinizi haksızlığa uğramış hissetmeniz doğaldır. Bu yazıda önce haklarınızı, sonra bir sorun yaşadığınızda hangi adımları atabileceğinizi anlatıyoruz.
Haklarınız neler?
Türkiye’de hasta hakları, Sağlık Bakanlığı’nın Hasta Hakları Yönetmeliği ile güvence altındadır. Bu haklar diyaliz hastaları için de geçerlidir.
Bilgi alma hakkınız var. Hastalığınızın ne olduğunu, diyalizin size neden gerektiğini, tedavinizin nasıl yapıldığını ve olası risklerini öğrenebilirsiniz. Tahlil sonuçlarınızın ne anlama geldiğini sormak da bu hakkın içindedir.
Tıbbi kayıtlarınızı görme hakkınız var. Dosyanızı inceleyebilir, epikrizinizi ve tahlil sonuçlarınızın bir kopyasını isteyebilirsiniz.
Onay verme ve reddetme hakkınız var. Size uygulanacak işlemler hakkında bilgilendirilip onayınızın alınması gerekir. Bir tedaviyi reddetme hakkınız da vardır. Ama diyalizde bunun ciddi sonuçları olabileceğini bilmeniz gerekir. Seansı kısaltmak ya da atlamak, kısa sürede hayati tehlike doğurabilir. Böyle bir karar vermeden önce mutlaka hekiminizle konuşun.
Kuruluş seçme ve değiştirme hakkınız var. Hangi merkezde diyalize gireceğinize siz karar verirsiniz ve istediğiniz zaman merkez değiştirebilirsiniz. Bunu Başka Bir Merkezde Diyaliz yazımızda ayrıntılı anlattık.
Saygı görme ve mahremiyet hakkınız var. Size saygılı davranılması, muayene ve işlemler sırasında mahremiyetinize dikkat edilmesi ve sağlık bilgilerinizin başkalarıyla paylaşılmaması gerekir.
Haklarla birlikte sorumluluklar
Yönetmelik hastalara bazı sorumluluklar da yükler. Hekiminize sağlık durumunuz hakkında doğru ve eksiksiz bilgi vermeniz, kullandığınız ilaçları söylemeniz, merkezin kurallarına ve seans saatlerine uymanız, sağlık çalışanlarına saygılı davranmanız beklenir. Diyalizde bu sorumluluklar özellikle önemlidir. Seanslar arası aldığınız kilo, yediğiniz besinler ve evde ölçtüğünüz tansiyon, ekibin sizin için doğru kararı vermesini sağlar.
Tedaviyi beğenmemek ile hakkın ihlal edilmesi aynı şey değil
Bazen hasta ya da yakını, uygulanan tedavinin başka türlü olması gerektiğini düşünür. Bu durumda yapılacak ilk şey sormaktır. Hekiminize neden bu tedaviyi seçtiğini sorun. Diyalizde pek çok karar, hastanın önceki tedavisine, tahlillerine ve o günkü durumuna göre verilir. Dışarıdan bakınca anlaşılmayan bir kararın çoğu zaman tıbbi bir gerekçesi vardır. Yine de içinize sinmiyorsa başka bir hekimden ikinci görüş almak her zaman hakkınızdır. Ama hekimin tedaviyi kendi tıbbi bilgisine göre belirlemesi, bir hak ihlali değildir.
Hak ihlali başka bir şeydir. Size bilgi verilmemesi, kayıtlarınızın gösterilmemesi, saygısız davranılması, mahremiyetinizin korunmaması ya da size ayrımcılık yapılması bu kapsama girer.
Bir sorun yaşadığınızda adım adım
İlk adım konuşmaktır. Sorunlar çoğu zaman en kolay, yaşandığı yerde çözülür. Önce sorumlu hemşireyle ya da merkezin sorumlu hekimiyle sakin bir ortamda konuşun. Ne yaşadığınızı, ne beklediğinizi açıkça söyleyin. Seans sırasında, makinenin başında yapılan tartışmalar genellikle çözüm getirmez. Uygun bir zaman isteyin.
İkinci adım yazılı başvurudur. Konuşarak çözülmezse merkezin yönetimine yazılı başvuru yapın. Ne olduğunu, hangi tarihte olduğunu ve ne istediğinizi kısa ve net yazın. Merkez bir hastaneye bağlıysa o hastanenin hasta hakları birimine başvurabilirsiniz. Bu birimler hastaların başvurularını almak ve incelemek için kurulmuştur.
Üçüncü adım il sağlık müdürlüğüdür. Kurum içinde çözülmeyen başvurular, il sağlık müdürlüğündeki hasta hakları kuruluna taşınabilir. Kurul başvuruyu inceler ve sonucu hem size hem kuruma bildirir.
Bunların yanında Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi’ne, yani SABİM’e başvurabilirsiniz. ALO 184 hattını arayabilir, şikâyet, öneri ya da teşekkürünüzü iletebilirsiniz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi CİMER de başvuru yollarından biridir. Bir zarara uğradığınızı düşünüyorsanız yargı yolu her zaman açıktır. Bu durumda bir avukata danışmanız doğru olur.
İnternette yorum yazmak bir çözüm mü?
Bir kötü deneyimden sonra internete yorum yazmak insanın içini rahatlatabilir. Ama sorunu çözmez. Merkezler ve hekimler, hasta bilgisini koruma yükümlülüğü nedeniyle bu yorumlara ayrıntılı cevap veremez. Sizin anlattığınız tek taraflı kalır, sorununuzla ilgili hiçbir inceleme başlamaz. Bir sorununuzun gerçekten incelenmesini istiyorsanız resmî başvuru yolları çok daha etkilidir. Başvurunuz kayda geçer, incelenir ve size bir sonuç bildirilir.
Teşekkür etmek de bir hak
Aynı başvuru yolları teşekkür için de kullanılabilir. Size iyi bakan bir hemşireye, sabırla sorularınızı cevaplayan bir hekime yazılı bir teşekkür, o ekibin gününü güzelleştirir. Sağlık çalışanları çoğu zaman sadece şikâyetleri duyar.
Diyaliz yolculuğunda ekibinizle aynı taraftasınız. Haklarınızı bilmek, sorunları doğru yerde ve doğru yolla çözmek, hem sizin hem ekibin işini kolaylaştırır.
