Böbrek hastalığı çoğu zaman ağrı yapmaz. Bu yüzden böbreğin bize verdiği küçük işaretleri tanımak çok önemli. Bunların en sık görülen ikisi idrarda köpük ve idrarda kan. Diyaliz salonunda hastalarımdan çok duyduğum bir cümle var: "Yıllarca idrarım köpüklüydü ama hiç önemsemedim."

Köpük her zaman hastalık değil

Sabah ilk idrar, hızlı ve güçlü işemek, az su içilmiş bir gün ya da klozette kalan temizlik maddesi idrarı köpürtebilir. Bu köpük birkaç saniye içinde kaybolur ve endişe edilecek bir şey değildir.

Dikkat edilmesi gereken köpük başkadır. Her gün tekrarlar, bira köpüğü gibi yoğundur, dakikalarca kaybolmaz ve sifonu çekince bile tamamen gitmez. Bu, idrara protein kaçtığını gösterebilir.

Protein neden idrara kaçar?

Sağlıklı böbrek süzgeci, ince bir elek gibi çalışır. Atıkları geçirir, proteini kanda tutar. Süzgeç hasar görünce elekte delikler açılır ve protein idrara kaçmaya başlar. Bunun en sık sebepleri şeker hastalığı ve yüksek tansiyondur. Bir de doğrudan süzgeci hedef alan glomerülonefrit denen hastalıklar vardır.

Kaçak çok fazla olursa vücutta protein azalır ve sıvı dokulara sızar. Sabahları gözkapaklarında şişlik, akşama doğru ayaklarda ve bileklerde ödem başlar. Köpüklü idrara şişlik eşlik ediyorsa bekleme zamanı değildir.

Kırmızı idrar her zaman kan değil

Pancar, böğürtlen, bazı ilaçlar ve gıda boyaları idrarı kırmızıya ya da turuncuya boyayabilir. Kadınlarda adet kanı idrara karışabilir. Çok ağır egzersizden sonra da geçici renk değişikliği olabilir. Bunlar ayırt edilmeden panik yapmayın, ama tahmin de yürütmeyin; basit bir idrar tahlili gerçek kanı hemen gösterir.

İdrarda kanın sebepleri

İdrarda kan böbrekten de, idrar yollarından da gelebilir. İdrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı, erkeklerde prostat büyümesi en sık sebeplerdir. 40 yaşın üzerinde, özellikle sigara içenlerde, ağrısız kanamanın mesane ya da böbrek tümörü açısından mutlaka bir üroloji uzmanınca incelenmesi gerekir.

Böbrek süzgecinden gelen kanın ise kendine özgü bir hikâyesi olabilir. IgA nefropatisi en sık görülen glomerülonefrittir ve çoğunlukla gençlerde ortaya çıkar. Tipik öyküsü şudur: bir boğaz enfeksiyonu ya da soğuk algınlığının bir iki günü içinde idrar kola rengine döner, sonra kendiliğinden açılır. Hasta rahatlar, unutur. Oysa hastalık sessizce devam edebilir ve yıllar içinde böbrek yetmezliğine ilerleyebilir.

Kola ya da çay renginde idrar, buna eşlik eden yüz ve ayak şişliği, yükselen tansiyon ve azalan idrar birlikteyse bu acil bir durumdur.

Hangi tahliller yapılır?

İlk adım tam idrar tahlilidir. Protein kaçağının miktarını görmek için idrarda albümin/kreatinin oranı ya da protein/kreatinin oranı bakılır. Kanın böbrekten mi geldiğini anlamak için idrar mikroskopta incelenir; şekli bozulmuş kırmızı kan hücreleri ve "silindir" denen yapılar süzgeçten gelen kanı düşündürür. Kanda kreatinin ve eGFR ile böbreğin süzme gücüne bakılır, ultrasonla böbreklerin yapısı görülür.

Glomerülonefritten şüpheleniliyorsa kesin tanı çoğu zaman böbrek biyopsisi ile konur. Biyopsi kulağa korkutucu gelir ama deneyimli ellerde güvenli bir işlemdir ve tedavinin yönünü belirler.

Bu değerlerin nasıl okunduğunu Kreatinin ve eGFR yazısında ayrıntısıyla anlattım.

Tedavi var mı?

Erken yakalanan protein kaçağında çok şey yapılabiliyor. Tansiyonu sıkı kontrol etmek, böbreği koruyan tansiyon ilaçları, tuzu azaltmak ve böbreği koruduğu kanıtlanmış yeni ilaçlar ilerlemeyi belirgin şekilde yavaşlatıyor. Bazı glomerülonefritlerde bağışıklık sistemini düzenleyen tedaviler gerekir. IgA nefropatisi için son yıllarda yeni ilaçlar geliştirildi ve araştırmalar hızla sürüyor.

Ama hepsinin ön şartı aynı: işareti görüp hekime gitmek.

Beklemeden hekime gidin

Köpük her gün tekrarlıyor ve kaybolmuyorsa, gözkapaklarınız ya da ayaklarınız şişiyorsa, idrarınız kola rengindeyse, gözle görülür kan varsa, idrarınız azaldıysa ya da tansiyonunuz birden yükseldiyse bir hekime görünün.

Böbrek sessiz bir organdır, ama tamamen dilsiz değildir. Onu dinlemeyi öğrenirsek çok şeyi önceden görebiliriz. Sen önemlisin.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. İdrarınızda değişiklik fark ederseniz hekiminize danışın.