Hayatın devamı için en temel şeylerden biri sudur. Birine "su içme" demek kolay, uygulamak çok zor. Ben hastalarıma suyu kesmeyi değil, ihtiyaçları kadar içmeyi öneriyorum. Asıl iş, susuzluğun kendisini azaltmak. Susamayan insan zaten fazla içmez.
Neden sıvıya dikkat etmeliyiz?
Böbrekleriniz çalışmadığında içtiğiniz sıvı idrarla atılamaz, vücudunuzda birikir. İki seans arasında aldığınız kilonun neredeyse tamamı bu sudur. Fazla kiloyla geldiğinizde makinenin kısa sürede çok sıvı çekmesi gerekir. Bu da seansta tansiyon düşmesine ve kramplara yol açar. Bunları "Seansta Tansiyonunuz Düşüyorsa" ve "Diyalizde Kramp" yazılarımızda anlattık.
Günde ne kadar?
İdrarı olan hastalarımıza sadece ihtiyaçları kadar içmelerini söylüyorum. Bu miktar kişiden kişiye değişir; ne kadar idrar yaptığınızı bilin ve sınırınızı diyaliz hekiminizle birlikte belirleyin.
İdrarı olmayan hastalarda ise sınır daha net: gün içinde çay, çorba, meyve, ayran, su, sıvı olan her ne tüketiyorsanız toplamı 1,5 litreyi geçmemeli.
Susuzluğu azaltmanın yolları
Önce tuz. Fazla tuz susatır, susadıkça içersiniz. Yemek masasından tuzluğu kaldırmak bile çok etkili oluyor. Turşu, salamura, hazır çorba, cips ve şarküteri ürünleri de tuzun gizlendiği yerler.
Sonra şeker. Fazla şeker de susatır. Tulumba, baklava gibi şerbetli tatlılar, özellikle de dışarıdan alınanlar, bu açıdan en zorlayıcı olanlar. Tatlı ihtiyacınızı evde yapılan muhallebi tarzı sütlü tatlılarla karşılamak daha masumdur. Tabii fosfor düzeyiniz izin veriyorsa; süt ve süt ürünleri fosfor açısından dikkat ister.
Yine de çok susuyorsanız
Kendinize küçük bir bardak belirleyin ve suyunuzu sadece o bardaktan için. Göz kararı içmek yerine bardakla içmek, gün içinde ne kadar içtiğinizi görmenizi sağlar.
Suyunuza 3-4 damla limon damlatın. Ekşi tat ağzı daha çabuk ferahlatır, daha az suyla yetinirsiniz.
Yaz aylarında dilinizin üzerine küçük bir parça buz koyun. Buz yavaş eridiği için az suyla uzun süre ferahlık verir. Yalnız unutmayın, buz da sudur; günlük miktarınıza dahildir.
Ağız kuruluğu çoğu zaman gerçek susuzluk değil, yalancı susuzluk hissidir. İçinde ksilitol (xylitol) bulunan şekersiz sakızlar ağızda tükürük salgısını artırır ve bu hissi azaltır. Susadığınızda önce bir sakız çiğnemeyi deneyin.
En çok gözden kaçan sıvı: meyve
Hastalarımın en çok gözden kaçırdığı ve sıvı olarak görmediği şey meyveler. Kışın portakal ve mandalina, yazın üzüm ve karpuz. Bir dilim karpuz neredeyse bir bardak su demektir. Üstelik bu meyvelerin çoğu potasyum açısından da yüklüdür. Hangi meyveden ne kadar yiyebileceğinizi "Diyalizde Meyve: Hangisinden Ne Kadar?" yazımızda anlattık.
Diyabetliyseniz
Diyabetli hastalarımızda en önemli konu kan şekerinin düzenli kontrol edilmesi. Kan şekeriniz yüksek seyrettikçe susarsınız; düzensiz giden şeker düzensiz sıvı alımına yol açar. Şekeriniz dengede oldukça susuzluğunuz da azalır.
Susuzluk diyalizin en zor taraflarından biri ve bununla tek başınıza uğraşmak zorunda değilsiniz. Tuzu azaltın, bardağınızı küçültün, sakızınızı yanınızda taşıyın. Gerisini seansta birlikte konuşalım.
